Giriş:
Uzak bir köyün yanı başında, kuş sesleriyle dolu yemyeşil bir koru vardı. Bu koruda Uğurlu adında konuşan bir çam ağacı yaşardı. Dalları yıl boyu yeşil kalır, kozalakları da küçük kahverengi kandiller gibi sarkardı. Uğurlu’nun dostları İnce Kavak, Ballı Ihlamur ve Gölge Meşe idi. Her sabah birbirlerine yaprak hışırtısıyla günaydın der, gelen çocuklara serinlik sunarlardı. Uğurlu, kozalaklarının biçimlerini saymayı çok severdi. Bir gün çocuklara haftanın günlerini neşeli bir oyunla anlatacak kozalak takvimi hazırlamaya karar verdi.

Gelişme:
Uğurlu dostlarına seslendi. Bugün yedi güzel gün için yedi küçük durak yapalım, dedi. İnce Kavak yapraklarını titretti. Ben durakların arasına ince gölgeler çizerim, dedi. Ballı Ihlamur güzel kokusunu yollara yayacağını söyledi. Gölge Meşe de geniş dallarıyla dinlenme yeri hazırlayacağını anlattı.

Koruya gelen çocuklar ağaçların altında toplanınca Uğurlu yumuşak sesiyle konuştu. Haftanın her günü ayrı bir çiçek gibi açar, dedi. Sonra yere düşmüş temiz kozalakları çocuklarla birlikte saydı. Bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi. Her kozalak için küçük bir yer belirlendi. Birinci kozalak pazartesiyi, ikinci salıyı, üçüncü çarşambayı, dördüncü perşembeyi, beşinci cumayı, altıncı cumartesiyi, yedinci pazarı anlatacaktı.

Çocuklar kozalaklara dokunmadan, çevrelerine yapraklardan minik çemberler yaptı. Pazartesi çemberine taze yeşil yapraklar, salı çemberine sarı çiçek yaprakları, çarşamba çemberine ince çimenler dizildi. Perşembe için küçük gölge taşları seçildi, cuma için ıhlamur kokusu anıldı. Cumartesi çemberinin yanına oyun düşünceleri söylendi, pazar çemberinin yanına dinlenme ve aileyle güzel zaman geçirme sözleri bırakıldı.

Uğurlu Çam, çocukların günleri sırayla söylemesini dinledi. Kimi pazartesiyi yeni başlangıçlara, kimi cumayı teşekkür etmeye, kimi pazarı huzurlu dinlenmeye benzetti. Ağaçlar bu güzel sözleri duyunca dallarını sevinçle salladı.

Sonuç:
Akşamüstü koruya bal rengi bir ışık yayıldı. Kozalak takvimi yerde küçük ve düzenli bir masal halkası gibi duruyordu. Uğurlu, Bugün öğrendik ki her günün içinde ayrı bir güzellik saklıdır, dedi. İnce Kavak, Ballı Ihlamur ve Gölge Meşe bu söze yapraklarıyla katıldı.

O günden sonra çocuklar haftanın günlerini sevgiyle saydı. Yeni başlayan günlere merakla baktılar, biten günlere teşekkür etmeyi öğrendiler. Uğurlu Çam ise her kozalakta küçük bir zaman gülümsemesi sakladı. Çünkü zamanı özenle yaşamak, günleri neşeli bir yolculuğa dönüştürürdü.

Bu Masalı Paylaşın: