Giriş:
Masmavi göğün serin bir köşesinde Akça adında yumuşacık bir bulut yaşardı. Akça’nın kıyıları pamuk gibi kabarık, içi ise tatlı düşlerle doluydu. En yakın dostları Sütlü Bulut, Serin Bulut ve Çiğdem Bulut idi. Dördü her sabah güneşle selamlaşır, aşağıdaki bahçeleri, tarlaları ve küçük evleri sevgiyle seyrederdi. Akça’nın çok sevdiği özel bir oyunu vardı. Yağmur damlaları düşerken çıkan pıt pıt seslerini dinler, bu seslerden sanki ince bir çan ezgisi duyarmış gibi sevinirdi. O gün bu ezgiyi dostlarıyla birlikte yeryüzüne armağan etmek istedi.

Gelişme:
Öğleye doğru Güneş, göğe sıcak bir gülümseme yaydı. Aşağıdaki çiçekler başlarını hafifçe kaldırmış, serin damlaları bekliyordu. Akça arkadaşlarına usulca seslendi. Bugün damlalarımızı sırayla bırakalım, çiçekler hem sulansın hem de güzel bir ezgi duysun, dedi. Sütlü Bulut, Ben ince damlalarla başlayayım, diye gülümsedi. Serin Bulut, Ben yapraklara yumuşak sesler gönderirim, dedi. Çiğdem Bulut da renkli çiçeklerin üstüne minicik parıltılar bırakacağını söyledi.

Bulutlar yan yana geldi. Önce Sütlü Bulut birkaç ince damla gönderdi. Damlalar yapraklara değince pıt pıt diye tatlı sesler çıktı. Sonra Serin Bulut, dere kıyısındaki otlara nazik damlalar bıraktı. Otlar hafifçe eğilip doğruldu. Çiğdem Bulut, papatyaların yanına minicik damlalar serpti. Akça ise en son, bütün sesleri birleştiren yumuşak bir yağmur gönderdi.

Aşağıda iki çocuk, pencere önünde oturmuş yağmuru dinliyordu. Biri, Damlalar sanki küçük çanlar gibi çalıyor, dedi. Diğeri de, Her damlanın sesi başka, ama birlikte çok güzel oluyor, diye gülümsedi. Bulutlar bu sözleri duyunca sevinçle kabardı. Yağmur uzun sürmedi; çiçekler serinledi, yapraklar parladı, toprak güzel koktu.

Sonuç:
Yağmur bitince güneş yeniden ışıldadı. Damlaların üstünde küçük ışık noktaları belirdi. Bahçe, sanki incilerle süslenmiş gibi parlıyordu. Akça Bulut dostlarına baktı. Hepimiz kendi sesimizi kattık, birlikte tatlı bir damla çanı olduk, dedi.

O günden sonra bulutlar, yeryüzüne damla gönderirken hep uyum içinde davrandı. Çocuklar da yağmur yağınca yalnızca cama bakmadı; damlaların sesini, toprağın kokusunu ve çiçeklerin sevincini fark etti. Akça Bulut ise her yağmurdan sonra şunu hatırlardı: Birlikte uyumla yapılan her iş, dünyaya yumuşacık bir güzellik bırakır.

Bu Masalı Paylaşın: