Giriş:
Yemyeşil ormanın güneşli kıyısında, otların arasında Çizgili adında sevimli bir salyangoz yaşardı. Kabuğunda ince ince çizgiler, bakışlarında ise tatlı bir merak vardı. Çizgili yavaş yürürdü, ama yürürken her şeyi dikkatle görürdü. Yaprakların kıvrımını, taşların yuvarlaklığını, dalların ince uzanışını fark ederdi. En yakın dostları Alaca Tavşan, Pırpır Serçe ve Çıtır Sincap idi. Bir sabah Çizgili, ormandaki yavrular için biçimlerle dolu küçük bir bahçe hazırlamaya karar verdi.

Gelişme:
Çizgili dostlarını menekşelerin yanında topladı. Bugün yerde gördüğümüz güzel biçimleri bir araya getirelim, dedi. Alaca Tavşan kulaklarını oynattı. Ben yuvarlak şeyleri bulurum, diye sevindi. Pırpır Serçe kanat çırptı. Ben uzun ve ince şeyleri yukarıdan görürüm, dedi. Çıtır Sincap da kıvrımlı yaprakları göstereceğini söyledi.

Dört dost ormanda özenle dolaştı. Alaca Tavşan, yere düşmüş üç yuvarlak palamudu buldu ve yan yana dizdi. Pırpır Serçe, çam ağacının altındaki uzun ince yaprakları işaret etti. Çıtır Sincap, kenarları dalga dalga olan kuru yaprakları seçti. Çizgili ise yumuşak toprağın üstünde ağır ağır ilerledi ve arkasında parlak, ince bir yol bıraktı. Bu yol, gülümseyen bir çizgiye benziyordu.

Bir süre sonra biçim bahçesi hazır oldu. Yuvarlak palamutlar küçük güneşler gibi durdu. Uzun yapraklar ince yolları andırdı. Kıvrımlı yapraklar dalga gibi göründü. Çizgili’nin parlak izi ise hepsinin çevresinde nazik bir halka oluşturdu. Ormandaki yavru hayvanlar bahçeye geldi. Tombik Kaplumbağa, Bu palamutlar bana ayın dolu yüzünü hatırlattı, dedi. Minik Ceylan, Uzun yapraklar sanki dereye giden yollar gibi, diye gülümsedi. Küçük Kirpi de kıvrımlı yapraklara bakıp, Bunlar neşeli saçaklar gibi, dedi.

Çizgili herkesi dikkatle dinledi. Aynı biçime bakan dostların farklı güzel şeyler düşünebildiğini gördü. Bu düşünce onu çok mutlu etti.

Sonuç:
Akşamüstü ormanın üstüne yumuşak bir ışık yayıldı. Biçim bahçesi altın gibi parladı. Alaca Tavşan, Pırpır Serçe ve Çıtır Sincap, Çizgili’ye teşekkür etti. Çizgili gülümsedi ve, Yavaş bakınca küçük güzellikler daha kolay görünür, dedi.

O günden sonra ormandaki yavrular yapraklara, taşlara ve dallara daha dikkatli baktı. Her biri gördüğü biçimi sevgiyle anlattı. Çizgili Salyangoz ise yavaş adımlarıyla herkese şunu hatırlattı: Dikkatle bakan gözler, doğada her gün yeni bir oyun bulur.

Bu Masalı Paylaşın: